YOLA ÇIKARKEN

KAMUOYUNA
AVUKAT İNİSİYATİFİ

 

Biz aşağıda imzası bulunan Avukatlar,

Demokrasinin ve özgürlüklerin savunulmasında ortak sorumluluğumuz olduğu inancıyla;

Yargının kurucu unsuru savunmanın temsilcileri olarak insan haklarının, özgürlüklerin, adaletin ve hukukun savunucusu ve koruyucusu olma gücümüzden ilham alarak,

5 Nisan Avukatlar Günü’nde demokratik toplum hedefine yönelik mücadelenin, ülkemizde yaşayan tüm insanlar ve avukatlar için birleştirici ve ortak bir zemin olduğunun kabulü ile,

İnsan haklarına, adil yargılanma hakkına, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığına, düşünce ve bilim özgürlüklerine, herkesin ifade, örgütlenme, seçme ve seçilme, sosyal ve ekonomik haklarına, toplanma hakları başta olmak üzere tüm insan hak ve özgürlüklerine karşı yürütülen ve özellikle bu hakların yaşama geçirilmesinde etkin rol üstlenen avukatlara karşı yoğunlaşarak süren düşmanca tüm saldırıları, mesleklerini icra ederken sürekli olarak ceza tehdidi altında tutulmalarını ve hatta tutuklanmalarını, gerekçesiz ve hukuksuz olarak mahkum edilmelerini, eziyet görmelerini avukatlık mesleği üzerinde ki tüm vesayetleri, avukatların meslek örgütleri barolara karşı yapılan tüm baskıları red ve protesto ediyoruz.

Avukatlar olarak tüm bu baskı ve saldırılara var gücümüzle ve kararlılıkla karşı çıkacağımızı beyan ediyoruz.

Uluslararası hukukta tanınmış insan temel hak ve özgürlüklerini, savunmadan aldığımız güçle ve meslek ilkelerimize uygun olarak yaşama geçirmek amacıyla tüm meslektaşlarımızla birlik ve dayanışma içerisinde yola çıkıyor ve düşüncelerimizi paylaşıyoruz.

AVUKAT İNİSİYATİFİ
Demokratik toplum hedefine yönelik mücadelenin,
tüm avukatlar bakımından birleştirici ve ortak bir zemin olarak kabulü ile

YOLA ÇIKARKEN
Avukatların sırf görevlerinin gereğini yapmış olmalarından dolayı soruşturma ve kovuşturmaya uğradığı, onlarcasının haksız ve hukuksuz olarak tutuklanarak cezaevlerine konulduğu, baroların hedef alındığı, adil yargılanma ilkeleri hiçe sayılarak özellikle savunma hakkının kullanılamaz hâle geldiği, AİHM kararlarının uygulanmadığı, yargı tarafsızlığının ve bağımsızlığının şekli görünümünün bile ortadan kaldırıldığı; kısaca Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yer alan hak ve özgürlüklerin kullanılamayacak şekilde hak arama yollarının etkisizleştirildiği; hukuk güvenliğinin ortadan kaldırıldığı, savunma mesleğinin kriminalize edildiği; insan hakları, hukuk ve yargının çok önemli sınav verdiği zor günlerden geçiyoruz.

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER MÜCADELESİ
İnsan hak ve özgürlükleri mücadelesinin salt bir hukuk mücadelesine indirgenemeyeceğinin farkında olarak, bu mücadelenin en önemli boyutunun Hak ve Özgürlükler Hukuku olduğunun altını çiziyoruz.

Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi, İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Sözleşmesi (AİHS) gibi sözleşmelerde özüne dokunulamayacağı kabul edilen hak ve özgürlüklerin korunması ve genişletilmesi ilkesinden yola çıkıyoruz.

Felsefi-siyasi bir kavram olarak özgürlüğün, politik mücadele sonucunda ulaşılan eşitlikçi kazanımların aynı zamanda hak tanımlamasına imkân vermesini ve onu genişletme gücünü önemsiyoruz.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin girişinde de belirtildiği gibi; demokratik toplum olmanın ölçütü olarak; “İnsan hakları ile temel özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi inancını taşıyan siyasal gelenekler, idealler, özgürlüklere saygı ve hukukun üstünlüğü konularında ortak bir mirası paylaşmak” ilkesini benimsiyoruz.

İnsanların doğuştan sahip bulunduğu onurun, eşitliğin ve devredilmez haklarının tanınmasının dünyada ve ülkemizde özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu kabul ediyoruz.

Evrensel İnsan Hakları Bildirisine göre, medeni ve siyasi özgürlükleri ve korku ve yoksulluktan kurtulma özgürlüğünü kullanan özgür insan idealinin, ancak, her kişinin medeni ve siyasi haklarının yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel haklarından yararlanacağı koşulların yaratılması halinde gerçekleştirilebileceğini ve bu topraklar üzerinde ya- şayan herkese karşı sorumlu olduğumuzu kabul ederek bir arada mücadele etmenin hepimize güç ve umut vereceği inancımızı paylaşıyoruz.

İnisiyatif, bu ilkelere dayalı demokratik toplum hedefine yönelik mücadeleyi, tüm avukatlar bakımından birleştirici ve ortak bir zemin olarak kabul etmektedir.

ZOR ZAMANLARDA AVUKAT
Avukatların görevlerini özgür ve bağımsız olarak yürütebilmesi, vatandaşların etkin savunma ve adil yargılanma hakkının sağlandığı yargıya erişebilmesi için avukatlık mesleğiyle ilgili uluslararası belgelerde belirtilen; Avukatların ve Meslek Örgütlerinin Bağımsızlığını Koruma, Avukatların Baskıya Maruz Kalmaması, Avukatların Baskıyla Tehdit Edilmemesi, Avukatların Görev Başında Tehditle Karşı Karşıya Kalmaması, Tehditten Korunma Hakkı, Devletin Uygunsuz Müdahale Yasağı, Avukatların İfade, İnanç ve Örgütlenme Hakkı, Hukuk ve İnsan Hakları Alanında Çalışmak, Yürütme ve Yargı Organından Gelen Baskılar Karşısında Dahi Avukatlığın Rolünün Belirtilmesi, Müvekkil Dosyasına İçeriğine Erişme Hakkı, Bilgi ve Belgeye Ulaşma Hakkı, Avukatların Müvekkillerine Erişebilmesi gibi hakların neredeyse tamamının ülkemizde uygulanamaz olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Bu hakların hepsinin aynı anda ihlal edildiği başka bir Avrupa ülkesi yoktur.

Halkın hak arama özgürlüğünün hukuk alanında ve yargıda savunucusu olarak temayüz etmiş meslektaşlarımızın bir kısmı tutuklu durumdadırlar. Uluslararası meslek örgütleri Türkiye’deki avukatları “tehlike altında avukatlar” olarak göstermiştir. Avukatlar her an tutuklanma ve cezalandırma tehdidi, tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.

Öte yandan avukatlık mesleğinin her türlü toplumsal değerden uzaklaşarak ticarileşmesi, avukatların ucuz emek gücü haline dönüştürülmesi, karşımızda duran küresel-siyasi-ekonomik sorunların başında gelmektedir.

Ülkenin her yerinde açılan hukuk fakültelerinden nitelikli bir eğitim alamadan mezun olan ve avukatlık mesleğine piyasanın acımasız koşulları ve devletin baskıları altında başlayan avukatlar, dayanışma ve birlikte mücadele ederek çözüm bulma platformlarından da uzak kalmaktadır.

Yaşadığımız sorunlara, sadece avukatlık mesleğinin dar çeperinden bakılması avukatları meslekçi zihniyetin içine hapsetmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Çözümün, aynı zamanda avukatlık faaliyetinin kesiştiği çevre, sağlık, imar ve medya başta olmak üzere diğer meslek alanlarıyla ve akademiyle iş birliğine, siyasi mücadele pratiğine de bağlı bulunduğunun bilincinde olarak; hukukun ve savunmanın her alanında dayanışma ve müşterek mücadele inisiyatifleri oluşturulması önemli bir görev olarak önümüzde durmaktadır.

NEDEN İNİSİYATİF? NASIL BİR YÖNTEM?
Bütün bu olgulardan hareketle, avukatlar olarak hukuk ve demokrasi mücadelesinde, potansiyelimizi açığa çıkaracak dönüştürücü eylemlerle güç birliğimizi sağlamak için tüm meslektaşlarımıza çağrı yapıyor; dayanışma ve mücadele alanlarında bir araya gelmeyi, birlikte mücadeleyi ve yeni pratikler geliştir- meyi öneriyoruz. Birlikte üreterek, karar alarak, çalışarak yaratacağımız güven ve özgür tartışma ortamında; çaba, özveri ve birikimiyle öne çıkacak arkadaşlarımızla dinamik bir hukuk hareketi yaratabileceğimizden hiçbir kuşkumuz bulunmamaktadır.

İnsan haysiyetinin sınandığı bir dönemde bulunduğumuzun, yolumuzun zorluklarla dolu olduğunun farkındayız. Fakat eşitlik ve özgürlük temelinde adil bir toplum özlemimiz olmadan yaşayamayacağımızı da biliyoruz.