AVUKATLARIN ÖLÜM ORUCU: Adil yargılanma talebi için ölmeye yatmak

0
794

Ne tatlı şeydir uzun uzun yaşamak
Cana can katan umutlar içinde,
Sevinçten pırıl pırıl bir yürekle.
Ama bir ürperme veriyor içime
Seni bu sonsuz acılar içinde görmek. (Aiskhylos)

İnsanların, özellikle de avukatların, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan  ve en temel haklardan biri kabul edilen adil yargılanma hakkı talebiyle ölüm orucu eylemi yapmak durumunda kalması, hukuk sisteminin niteliğini ortaya koyan, son derece vahim ve düşündürücü bir durumdur.

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, adil yargılanma hakkı talebiyle bir süredir devam ettirdikleri açlık grevi eylemini, 05 Nisan Avukatlar Gününde, ölüm orucu eylemine dönüştürdüler.

Ölüm orucundaki Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, kendileri gibi ÇHD üyesi ve Halkın Hukuk Bürosu çalışanı olan 16 meslektaşları ile birlikte, ceza hukukuna ilişkin temel prensiplerin tamamının çiğnendiği bir yargılamanın sonucunda hapis cezasına çarptırıldılar ve dosyaları Yargıtay aşamasında.

Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın hüküm giydiği dava, Türkiye’de bağımsız ve tarafsız bir yargı faaliyeti olmadığının en somut örneklerinden biridir. Davada suç isnadı olarak ileri sürülen tüm hususlar doğrudan avukatlık faaliyetleri ile ilgilidir. Nitekim bir yıl boyunca hâkim ve mahkeme yüzü görmeden tutuklu kalan avukatlar, 14 Eylül 2018 tarihinde yapılan ilk duruşmada “delil durumu” ve ‘’avukat olmaları’’ da dikkate alınarak mahkemenin oybirliği ile verdiği tahliye kararı ile serbest bırakılmıştır. Ancak tahliye kararının üzerinden 24 saat geçmeden, üstelik mahkemelerin mesai günü olmayan cumartesi günü, hiçbir yeni delil ve gerekçe olmaksızın, sanıklara, müdafilere söz hakkı tanınmaksızın yeniden tutuklama kararı verilmiştir.

Tutuklamayı takip eden iki gün içinde, tahliye kararını veren hakimlerin görev yerleri değiştirilmiş, mahkeme heyeti dağıtılmış ve yeni bir heyet oluşturulmuştur. Tabii hâkim ilkesine aykırı olarak atanan yeni hukukçulardan  oluşan mahkeme heyetince yürütülen ve ceza muhakeme usulüne aykırı  şekli bir sürecin sonunda, mahkeme başkanının açık yönlendirmesiyle ve yine usule açıkça aykırı bir biçimde alınan itirafçı tanıkların beyanlarına dayanılarak, sanıkların son savunmalarını yapmalarına dahi imkan tanınmadan, avukatlarının da olmadığı bir duruşmada, ölüm orucu eylemi yapan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın da aralarında bulunduğu 18 avukat hakkında toplam 159 yıl hapis cezası verilmiştir.

Savunma ve adil yargılanma hakkının tümüyle ortadan kaldırıldığı, mahkemenin görünüşte dahi bağımsız ve tarafsız görünme kaygısı taşımadığı, bu nedenle yargılama faaliyeti olarak nitelendirilemeyecek bir faaliyet sonunda verilen bu mahkumiyet kararlarına yapılan tüm itirazlar, İstinaf Mahkemesi tarafından, tek bir satır gerekçe sunulmadan reddedilmiş ve verilen hapis cezaları onanmıştır. Temyiz incelemesi aşamasındaki dosyada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da tüm hukuka aykırılıkları görmezden gelerek, mahkumiyet kararlarının (sanıklardan biri dışında) onanması yönünde tebliğname sunmuştur.

Tüm bu aşamalardan sonra, Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, usulsüzlüklere dikkat çekmek ve adil yargılanma hakkı taleplerini yeniden hatırlatmak için bedenlerini ölüme yatırdılar. Bu yazının yazıldığı an itibariyle Ebru Timtik, ölüm orucu eyleminin 140., Aytaç Ünsal ise 109. gününü geride bıraktı.

İnsanların, özellikle de avukatların, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan ve en temel haklardan biri kabul edilen adil yargılanma hakkı talebiyle ölüm orucu eylemi yapmak durumunda kalması, hukuk sisteminin ve rejimin niteliğini ortaya koyan, son derece vahim ve düşündürücü bir durumdur.

Adil yargılanma hakkının güvence altına alınması ve yaşam hakkının korunması devletlerin varlık sebebi, toplumların ise vicdani görevidir. Açık ve ağır bir şekilde adil yargılanma hakları ihlal edilerek haksız ve hukuka aykırı olarak özgürlüklerinden yoksun bırakılan meslektaşlarımız, hali hazırda süren pandemi ortamında ayrıca yaşamsal riske maruz bırakılmış durumdadırlar.

Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal’ın son derece insani ve meşru taleplerinin geç olmadan kabul edilmesini, hukuki ayıpların ortadan kaldırılmasını talep ediyor, bu doğrultuda tüm yönetim erkine görev ve sorumluluklarını bir kez daha hatırlatıyoruz.

Avukat İnisiyatifi Bülteni 3. sayıyı okumak için tıklayınız